ÖĞRENME

Beceriler çabalayarak edinilir.

Öğrenciler üzerine yapılan bir araştırma, öğretmenlerden yardım almadan önce mücadele eden öğrencilerin, hemen yardım alanlardan nasıl daha iyi performans gösterdiğini gösteriyor. Gelişim dirençle başlar. Erken destek alma öğrenmeyi engeller. Yardım başarısızlık durumunda gelmelidir.

Derin öğrenme, yüksek düzeyde bir zorluktan gelir – Başarısızlıklar, öğrenme yolculuğunda ulaşılan kilometre taşlarıdır. Gerçek öğrenme, “Sistem 2” adlı bir şeyin etkinleştirilmesini gerektirir. Nobel ödüllü Daniel Kahneman Ph.D. 2 tür sistemimiz olduğunu söylüyor: 1. Sistem otomatik ve hızlı çalışır; genellikle içgüdü ve sezgi tarafından yönlendirilir. 2. Sistem daha düşünceli ve analitiktir ve tüm zihinsel kapasitemizi kullanan faaliyetler gerektirir.

1.Sistem, varsayılan düşünme sistemimizdir çünkü daha az enerji gerektirir. Otopilotta olduğumuzda, 1.Sistem iş başındadır ve dünyadaki mevcut zihinsel modellerimiz hakimdir. Ancak 2.Sistem’i etkinleştirdiğimizde, çok çalıştığımızda ve bir şeyi bulmak için mücadele ettiğimizde, yeni bilgileri eleştirel bir şekilde inceleme ve bilgi ağımıza entegre etme şansına sahip oluruz. Gerçek öğrenme için 2.Sistem gereklidir

Bilgi ağımız, beyindeki elektrik telleri gibi işlev gören atomlarla birbirine bağlanan nöron adı verilen beyin hücrelerinden oluşur. Yeni bir şey öğrendiğimizde, elektriksel aktivite aksonlar boyunca nöronlar arasında dolaşır. Başlangıçta bağlantılar zayıftır – yeni beceriyle, dilbilgisini doğru bir şekilde kullanmak, en sevdiğimiz sporda yeni bir atış veya baskın olmayan elimizi kullanmakla mücadele ederiz. Vazgeçersek 1.Sistem işi devralır ve beynimizdeki zaten güçlü olan önceki bağlantılara geri döneriz. Ancak devam edip yeni beceriler geliştirirsek nöronlar arasındaki bağlantı güçlenir.